DIŞ TİCARETTE RİSKLER VE SÖZLEŞMELER
03 Ocak 2018

Ticari işlemin bir parçası olarak bir ülkeden diğerine mal gönderme riskli bir iştir. Ödemenin gecikmesi, sevkiyatın yapılmaması veya gecikmeli yapılması, malların nakliye sırasında kaybolması veya hasar görmesi alıcı ve satıcı arasındaki güven ortamını bozabilir ve daha da kötüsü konunun mahkemeye intikaline yol açabilir.

Ticari ilişkinin ilk aşamasında satıcı ile alıcı görüşerek, bir malın/hizmetin alım satımı konusunda niyetlerini ortaya koyarlar. Taraflar arasında e-posta ile veya sözlü olarak bir anlaşmaya varılmasından sonra, yazılı bir sözleşme yapılması gerekir. Bu sözleşmede, ödemenin nasıl yapılacağı, rizikoların karşılıklı olarak nasıl paylaşılacağı, ortaya çıkması muhtemel bir uyuşmazlığın çözümlenmesinde izlenecek usul ve esasların belirlenmesi hususlarının kararlaştırılması zorunludur.

Artan dış ticaret işlemleri alıcı ve satıcıları ayrıntılı hükümler içeren, uzun "bireysel sözleşmeler" yerine daha standart hükümler içeren "tip sözleşmeler" yapmaya yönlendirmiştir. Bu sözleşmelerde "Genel Koşullar” ayrıntılı olarak düzenlendiğinden, tarafların karşılıklı pazarlık ve uzun görüşmeler yapmalarına da gerek kalmamakta, sadece "miktar, fiyat, teslim yeri ve zamanı" konularına açıklık getirmektedir.
Ülkemizdeki uygulamada firmaların hazırladığı "tip sözleşmeler" görülmemektedir. Bu nedenle, firmalarımız yabancı alıcı veya satıcı veya komisyoncular tarafından kendilerine gönderilen "tip sözleşmeleri" zorunlu olarak kabul etmekte ve kullanmaktadır. Çoğu zaman yabancı oldukları koşulları içeren, bilmeden ve incelemeden imzaladıkları bu sözleşmeleri nedeniyle bir uyuşmazlık halinde, firmalarımızın çeşitli hukuki yaptırımlar ile karşılaşmaları olasıdır.

Ticari sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerin yorumlanması sözleşmeye uygulanan kanunlara göre farklılık gösterebileceğinden, Birleşmiş Milletler ve Milletlerarası Ticaret Odası uluslararası kabul gören kural ve düzenlemeler yapmıştır. Yapılacak sözleşmelerde bu kuralların geçerli olacağına ilişkin maddeler konulması hukuki anlaşmazlıkları büyük ölçüde engelleyecektir.

Günümüzde iletişim dijital ortamda yapılmaktadır. Dış ticaret firmalarının bilgisayarlarına giren sahtekârlar firmaların mal sattığı ve tahsilat yapacakları müşterilerini tespit edip onlara firma çalışanı gibi e-posta göndererek farklı bir hesap numarasına paranın havale edilmesini isteyebilir. Mağduriyet yaşamamaları için firmaların dijital ortamda yaptıkları yazışmalarda çok dikkatli olmaları, özellikle dış ticarete konu ülke dışındaki üçüncü bir ülkeye para transferi yapılması yönündeki taleplere şüpheyle yaklaşmaları gerekir .

Sözleşmelerin tabi olacağı kurallar, içerik ve format için zorunluluk yoktur. Çoğu dış ticaret firması kendilerinin geliştirdiği matbu formları kullanmaktadır. Sözleşme metni, net ve detaylı olmalı ve her iki tarafça da istenen en az aşağıdaki hususları içermelidir. :

a) Taraflar
Genelde sözleşmelerin ilk maddesine yazılan bu paragrafta sözleşme taraflarının açık isim/unvanları, adresleri, telefon, faks ve e-posta adresleri belirtilmelidir.

b) Mala/Hizmete İlişkin Standartlar ve Özellikler
Alım satım konusu mal veya verilecek hizmetin adı, varsa teknik isimleri, boyutları, uygulanması gereken ulusal ve uluslararası standartlar, alıcının talep ettiği özel koşullar, numunelere ilişkin düzenlemeler sözleşmede yer almalıdır.

c) Malın Miktarı, Fiyatı ve Sözleşmenin Tutarı

Sözleşmelerde malın miktarı adet, kilogram, ton, metrekare, litre, vb. geçerli birim ölçüsü ile net olarak yer almalı ve malın birim fiyatı belirtilmelidir. Sözleşmede alım satıma konu olan mal ve/veya hizmetin toplam tutarı yazıyla ve rakamla, döviz cinsi de belirtilerek yer almalıdır.

d) Teslim şekli, yeri ve zamanı
Teslim yerine kadar olan masraf ve rizikolar satıcıya, bu yerden itibaren masraf ve rizikolar ise alıcıya ait olacağından sözleşmede malın teslim yerinin Incoterms 2010’a göre belirtilmesi gerekir. Tek başına FOB veya CIF ifadesini kullanmak yeterli değildir. Bir teslim şekli Incoterms 2010’ e göre örnek olarak şöyle ifade edilmelidir.
FOB Aliağa Port, İzmir, Turkey, Incoterms® 2010

e) Ödeme yeri ve zamanı
Sözleşme konusu malın bedelinin ödenme yeri ve zamanı sözleşmede ödeme şeklinin saptanmasıyla kesinlik kazanır. Örneğin, peşin ödemede satıcı malı sevk etmeden mal bedelini alabileceği gibi mal mukabili ödemede satıcı malları sevk etmekte, alıcı malları gümrükten çekip sattıktan sonra mal bedelini satıcıya transfer etmektedir

f) Gözetim:

Gözetim, ticarete konu olan bir malın alıcıya tesliminin satış sözleşmesinde öngörülen miktar, kalite, ambalajlama, etiketleme, yükleme, taşıma, teslim zamanı vb. koşullara ne ölçüde uygun olarak gerçekleştirildiğinin bir “Gözetim Şirketi” aracılığıyla, alıcı ve satıcı tarafından tespit ettirilmesidir. 

g) Gerekli Belgeler:
Uluslararası ticarette çok sayıda belge kullanılmaktadır. Gerekli olan belgeler ülkeye ve ürüne göre farklılık göstermektedir. İhracata ilişkin belgeleri hazırlarken yapılan hatalar nedeniyle büyük zararlar yapılmakta ve bunun bedelini genellikle ihracatçı ödemektedir. Diğer taraftan, gerekli olan bir belgenin ibraz edilmemesi halinde ithalatçı firmalar mallarını gümrükten çekemeyebilir ve bu nedenle yüksek miktarlarda ardiye masrafı ödemek zorunda kalabilir. Bu süre zarfında malların bozulması, hasar görmesi veya bazı niteliklerini yitirmesi de olasıdır.

h) Mücbir Sebepler
Bu deyim Fransızcadaki "force majeure" karşılığıdır. Mücbir sebepler deprem, sel, kasırga vb. doğal afetler ile sosyal patlamalar (büyük çaplı isyan çıkması, genel grev vb.), hastalık, tutukluluk, mevzuat tarafından getirilen yasaklamalar, büyük ekonomik krizler gibi değişik şekillerde ortaya çıkabilir. Mücbir sebep halinde, kişi ile mücbir sebep sonucu arasındaki nedensellik bağı kalktığından, iradesi dışında meydana gelen sonuç sebebiyle kişiye yüklenebilecek hiçbir kusurdan söz edilmez.

i) Tabi Olduğu Hukuk:
Dış ticaret işlemlerinde ortaya çıkan uyuşmazlıkların giderilmesi için çeşitli yöntemler kullanılmaktadır. Tarafların uyuşmazlığın aralarında görüşülerek sonuçlandırılması veya uyuşmazlığın alıcı veya satıcının ülkesinde bir mahkemeye götürülmesi sözleşmede belirtilebilir.
Taraflar arasında bir anlaşmazlığın çıkması halinde, çözümü için önce mahkemeye gitmek yerine hızlı ve dostane bir şekilde çözümlenebilmesi tercih ediliyorsa, sözleşmeye mutlaka bir hakemlik maddesi konulması gerekmektedir. Sözleşme böyle bir madde içermese bile, tarafların mahkeme yerine önce hakeme başvurma yolu her zaman açıktır. Bunun için daha sonra ayrıca yazılı bir tahkim sözleşmesi yapılarak hakeme başvurulabilir.

j) Tarafların İmzası
Sözleşme hukuki bir belge olduğundan tarafların ıslak imzalarını taşımalıdır. Ayrıca, sözleşmeyi imzalayan kişilerin firmayı temsil etmeye yetkili olduğunu gösterir yetki belgesi ile imza örnekleri de mutlaka alınmalıdır.
Özetleyecek olursak, dış ticaret işlemlerinin esasını satış sözleşmeleri oluşturmaktadır. İleride başınızın ağrımaması için sözleşmelerinizi mutlaka yazılı olarak ve resmi formatta yapmanızı öneririz. Hukuk kurallarına aykırı olmaması kaydıyla sözleşmelerinize ihtiyaç duyduğunuz maddeleri yazabilirsiniz.

Bu vesile ile www.kobigurusu.com okuyucularının yeni yılını kutlar, sorunsuz dış ticaret işlemleri dilerim.

Tahir Kara
03 Ocak 2018

Kategoriler

Kobi Gurusu Öner