HEM İŞ HEM GEZİ


KONYA


1926 yılından beri ziyarete açık olan Konya Mevlana Müzesi, Kültür Bakanlığı’na en çok gelir getiren ikinci Müze olma özelliği taşıyor. Eskiden Mevlana’nın Dergâhı olan yapı, Tekke ve Zaviyelerin kapatılmasının ardından Türk ve İslam Kültürü’ndeki önemli yeri nedeniyle Müze olarak yeniden düzenlenmiştir. Dergâh Eşyaları, Değerli El Yazmaları, kemanların öncüsü olarak kabul edilen Sekiz Telli Keman, Sabır Taşları ve Galileo’nun Astronomi Dersleri vermek için kullandığı Küre en çok ilgi gören Eserler arasında yer alıyor. Müze’ye giriş ücretsizdir.

Atatürk’ün Konya ziyaretlerinde kendisine tahsis edilen ev, günümüzde Müze olarak hizmet vermektedir. Müze iki katlı olup, yapımında kesme taş, moloz taş ve tuğla kullanılmıştır. Bina 1928 yılında Konyalılar tarafından Atatürk’e hediye edilmiştir. 1940 yılında Vali Konağı olarak hizmet vermeye başlamış, 1964 yılında Müze olarak kullanılmaya başlamıştır. Kurtuluş Savaşı’nda Konya’ya ait Fotoğraflar, Cumhuriyet öncesi Belgeler, Atatürk’ün buradaki Günlüğü, Elbiseleri, Gazete Kupürleri sergilenmektedir.

Şehrin en gezilesi ve dinlenilesi yerlerinden biridir. Konya’nın akciğerleri olarak tanımlanmaktadır. Tarih boyunca Doğal Güzelliklerinden bahsedilmiştir. Meram Bağlarının ortasından Meram Deresi akar.

Konya’nın Mistik mekânlarından biri olan Türbe Alaeddin Camii’nin içerisinde bulunmaktadır. Selçuklu Türbe mimarisinin en güzel örneklerinden biridir. Sekiz Selçuklu Sultan’ının Sandukası bulunmaktadır. Türbe’nin gövdesi on köşeli kesme taştır. Kubbesi dışarıdan piramit şeklinde bir külaha sahiptir. İnanç Turizmi açısından önemli bir yere sahiptir.

Konya’nın büyüleyici tarihi dokusunu gözler önüne seren, Selçuklu Köşkü ll. Sultan Kılıçarslan Dönemi’nde yapılmıştır. l. Alâeddin Keykubat zamanında onarılıp genişletilmiştir. Diğer bir adı Alâeddin Köşkü’dür. Duvarları Çini motiflerle bezeli olan Köşk iki katlıdır.

1962 yılında bugünkü Binası’nda yerini alan Müze, İstanbul Arkeoloji Müzesi’nden sonra Türkiye’nin en eski Arkeoloji Müzesi’dir. Neolitik, Eski Tunç, Orta Tunç, Demir, Klasik, Helenistik, Roma ve Bizans Dönemlerine ait pek çok Eser sergilenmektedir.

Mevlana’nın dostu, aynı zamanda hocası olan Şems’in Mevlana’nın müritleri tarafından öldürüldü mü sorusu hala araştırılan bir konudur. Yolları Konya’da birleşen iki büyük Bilgin’in Türbeleri de Konya’da bulunmaktadır. 13.yy da yapıldığı tahmin edilmektedir. Türbe ve Camii bitişik durumdadır. Türbe, sekizgen tambur üzerine piramidal bir külahla örtülmüştür. Konya’da Mevlana’nın Türbesi’nden sonra en çok ziyaret edilen yerdir.

Selçuklu mimarisinin en güzel örneklerinden birisidir. Konya’ya çok yakın bir mesafede bulunan Meram ilçesindedir. Külliye Hankah, Hamam, Türbe ve Cami’den oluşmaktadır. 1259-1279 yılları arasında inşa edilmiş olup, mimarı Abdullah Bin Kölüktür. Camii günümüze kadar gelebilmiş ağaç direkli ibadet mekânlarından birisidir. Taç Kapısı ağaç işçiliğinin kusursuz işlendiği gözlemlenmektedir.

Muazzam bir mimariye sahip olan Yapı, Osmanlı Dönemi’nden günümüze kadar gelmeyi başarmıştır. Konya Çarşısı’nda bulunan Aziziye Camisi 1671-1676 yılları arasında inşa edilmiştir. Mistik Atmosferi ziyaretçilerin hayranlığını çekmektedir.