KDV İadelerine İlişkin Uygulamalar- II
29 Mayıs 2019
/
Guru Akademi Araştırma Ekibi

Riskli İade Takip ve Analiz Programı (RİTAP) Nedir?

KDV iadelerinde etkinliğin artırılması ve haksız iadenin engellenmesi temel amacı doğrultusunda, veri ambarında yer alan bilgilerin etkin bir şekilde kullanılması suretiyle, işlemleri devam eden ve sonuçlandırılan KDV iade taleplerinin anlık olarak izlenmesine ve raporlanmasına imkân veren, KDV iadelerinin doğruluğunun kontrol edilmesine yönelik olarak mükellef, vergi dairesi, talep türü ve şekli, talep tutarı ve diğer bir takım kriterleri içeren, riski sayısal olarak ölçebilen, aynı zamanda son kullanıcı tarafından belirlenecek kriterlere göre analiz yapılmasına imkân veren Riskli İade Takip ve Analiz Programı (RİTAP) bir risk analiz ve denetim uygulaması olarak geliştirilmiştir. Risk odaklı denetim anlayışı ile ortaya konulan bu yeni sistemde, Program aracılığıyla belirlenen yüksek riskli iade talepleri, ilgili personel tarafından da değerlendirildikten sonra, gerekli görülen talepler incelemeye sevk edilmesi için bağlı oldukları il vergi dairesi başkanlığına/defterdarlığa gönderilmektedir.

KDV İadesi Makro Analiz Raporu (MAR) Nedir?

Temmuz/2011 döneminden itibaren KDV İade Raporlarına eklenmiş olan Makro Analiz Raporlarında, iade talep eden mükellefler, gerek elektronik ortamda verdikleri beyanname, bildirim ve belgeler gerekse Başkanlık veri ambarında bulunan ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarından temin edilen bilgiler çerçevesinde farklı açılardan analiz edilmekte ve ulaşılan sonuçlar iade işlemini gerçekleştirecek vergi dairesi ile paylaşılmaktadır.

KDV İade Takip Sistemi Nedir?

15/05/2014 tarihi itibariyle tüm Türkiye’de uygulamaya geçirilen KDV İade Takip Sistemi, iade mekanizmasının ilk adımı olan, mükellefler tarafından elektronik ortamda iade talep dilekçelerinin verilmesi ile başlayıp, mükellefe iadenin yapılmasına kadar geçen her aşamanın gerek merkez birimler ve vergi dairesi gerekse de mükellefler tarafından anlık olarak takibine imkân veren bir sistemdir. Söz konusu Sistem ile mükellefin iade talebinde bulunduğu işlem tamamlanmış olsun veya olmasın, tüm dönemlere ait iade talepleri hakkında ayrıntılı bilgiye ulaşmak mümkün olmaktadır.
Sistem sayesinde özellikle, iade süreci devam etmekte olan taleplerin hangi aşamada olduğu, iade dosyasının vergi dairesi veya vergi dairesi başkanlığı/ defterdarlık personelinden kimin zimmetinde olduğu, (dosya memuru/servis sorumlusu/müdür yardımcısı vb.) ne gibi işlemler yapıldığı ne kadar süredir beklediği anlık olarak görülebilmektedir.
KDV İade Takip Sistemi ile KDV iadelerinin hızı, vergi dairesi, il ve Türkiye bazında tespit edilebilmekte olup; tamamlanan, devam eden, toplam iade taleplerinin iller ve vergi dairelerine göre dağılımı görülebilmekte ve aynı zamanda iade talep türleri, iade işlemi tamamlanma süreleri, dönemler arasında iade işlemlerinin artış-azalış analizleri gibi pek çok istatistiki çalışmalar yapılabilmektedir. Bu Sistem, idaremize, iade işlemlerini daha etkin bir şekilde yönetme ve aksayan yönleri en hızlı ve doğru bir şekilde tespit ederek, çözüm yolları üretebilmeye imkân sağlamaktadır.
2016 yılından itibaren, iade taleplerine ilişkin farklı istatistiki bilgilere ulaşılmasına imkân veren “KDV İadeleri Detaylı İstatistik” ekranı, her il ve vergi dairesinin kendi yetkileri dâhilinde çeşitli kriterlere ilişkin karşılaştırma yapmasına yönelik “KDV İadeleri Karşılaştırmalı Analiz” ekranları, “Stok değişim Tablosu”, “İncelemeye Sevk Listesi” ve “YMM ve İnceleme Raporları İstatistiği” ekranları kullanılmaktadır. Diğer taraftan, iade talebine ilişkin olarak tespit edilen eksikliklerin elektronik ortamda bildirilmesine yönelik çalışmalar tamamlanmış, böylece iade talebinde bulunan mükelleflere ve yeminli mali müşavirlere eksiklik yazıları, e-tebligat uygulaması kapsamında tebliğ edilmeye başlanmıştır. Eksiklik yazılarına istinaden mükellefler ya da yeminli mali müşavirler tarafından verilen cevap yazıları da elektronik imza ile imzalanarak elektronik ortamda alınmaya başlanmıştır.

KDV İade İşlemi Gerçekleştikten Sonra İade Tutarını Azaltan Mükellefler Hakkında Yürütülen
Çalışmalar Nelerdir?

Mükellefler, Katma Değer Vergisi Kanununun 32. maddesi gereğince, gerçekleştirmiş oldukları işlemler dolayısıyla yüklenmiş oldukları ancak, indirim yolu ile gideremedikleri KDV’nin iadesini talep edebilmektedirler. Mükelleflerin beyannamelerinde göstererek talep ettikleri KDV’nin iadesi, vergi daireleri tarafından Katma Değer Vergisi Kanununun ilgili maddelerine göre gerçekleştirilmektedir.
Yapılan çalışmalarda, bazı mükelleflerin iade işlemlerinin tamamlanmasından sonra ilgili dönemler için düzeltme beyannamesi vermek suretiyle iade rakamlarını azalttıkları tespit edilmiştir. Bu mükelleflerin tespiti ve yapılan işlemlerin takibini sağlamak amacıyla, Yönetim Bilgi Sistemi (YBS) ekranına 11/09/2013 tarihi itibariyle yeni bir menü eklenmiştir.

KDV iade işlemi yapıldıktan sonra düzeltme KDV beyannamesi vererek iade tutarlarını azaltan mükellefler, beyannamenin verildiği günü takip eden gün vergi daireleri ekranlarına ilgili menüdeki ekran aracılığıyla yansıtılmaktadır.

KDV iade işlemi yapıldıktan sonra düzeltme KDV beyannamesi vererek iade tutarlarını azaltan mükelleflere ilişkin olarak 01/01/2017-31/12/2017 tarih aralığında vergi dairelerince yapılan işlemlerin (ihbarname düzenlenmesi, beyanname tahakkuku vb.) sonuçları aşağıdaki tabloda gösterilmiştir.

Vergi Ceza İhbarnamesi ile Tarh Edilen Vergi Tutarı (TL): 15.516.440

Vergi Ceza İhbarnamesi ile Kesilen Ceza Tutarı (TL): 17.836.420

Beyanname ile Tahakkuk Ettirilen Vergi Tutarı (TL): 18.553.026
  

Sahte Belge Risk Analiz Programı (SARP) Nedir?

Başkanlığımızca, sahte fatura düzenleme fiilini işleyen mükelleflerin risk durumlarını sayısal olarak ölçme yöntemi ile analiz edebilen ve “Sahte Belge Risk Analiz Programı” (SARP) olarak isimlendirilen bir bilgisayar programı geliştirilmiştir. Bu Program, Türkiye’deki faal bütün katma değer vergisi mükelleflerine her ay bir risk puanı hesaplamaktadır.
Sahte Belge Risk Analiz Programı, denetim bilgi ve tecrübelerinden hareketle oluşturulmuş olan risk kriterlerini ihlal eden mükellefleri, belirli bir algoritma çerçevesinde puanlamaktadır. Böylece, tüm KDV mükellefleri, sahte veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge (SMİYB) düzenleme riski yönünden değerlendirilmekte ve detaylı bir şekilde analiz edilmektedir.
Risk odaklı denetim anlayışı ile ortaya konulan bu yeni sistemde; Program aracılığıyla belirlenen yüksek riskli mükellefler, ilgili personel tarafından da değerlendirildikten sonra incelenmek üzere Vergi Denetim Kurulu Başkanlığına gönderilmektedir. Mart/2010 döneminden itibaren kullanılmaya başlanan Programın uygulama sonucuna göre Vergi Denetim Kurulu Başkanlığına gönderilen iş emri sayısı 31/12/2017 tarihi itibariyle 39.626’dır

Kaynak: GTİB