Kimya Endüstrisi 4.0
31 Temmuz 2018

Kimya endüstrisi 4.0, dijitalleşmenin yayılması, kapalı çevrim ekonomisinin ilkeleri ve sürekli büyüme ile önümüzdeki on yıllarda belirlenecek olan kimyasal ve ilaç endüstrisinin geliştirilmesinde dördüncü aşamaya başlanması anlamına gelmektedir. Bunlar, Alman Kimya Endüstrisi Derneği (VCI) ve Deloitte tarafından hazırlanan, Değişen Dünyada İnovasyon ile Büyüme - 2017 Kimya Endüstrisi 4.0'ın bulgularına dayanmaktadır. Çalışma, 2030 yılına kadar kimyasal ve ilaç endüstrisinin gelişimini etkileyecek faktörleri incelemektedir.

2017: Deloitte Raporu

Deloitte ve Alman Kimya Endüstrisi Kurumu'nun raporu, 2030 yılına kadar kimyasal ve farmasötik endüstrisinin gelişimini etkileyen faktörleri inceledi . Dijitalleşmenin yayılması, kapalı çevrim ekonomisinin ve sürdürülebilir büyümenin prensipleri sayesinde, kimya endüstrisinin temsilcileri iş geliştirme için yeni fırsatları farklılaştırabilir ve kullanabilir hâle geldi.
Büyük miktarda dijital verinin işlenmesinden faydalanmak, endüstrimizin değer zincirindeki önemini arttırmamıza ve yeni modeller geliştirmemize olanak sağlamaktadır.

Dijital Teknolojilere Geçiş: Verimliliği Artırmak ve Yeni İş Modelleri Geliştirmek

Birçok şirket, işletmelerini zaten otomatikleştirmiş ve üretimi kontrol etmek için dijital süreçler kullanıyor olsa da, büyük miktarda dijital verinin kullanımı, büyük ölçekli yeniliklerin getirilmesine yol açacaktır. Bu sadece öngörülebilir bakım gibi üretim verimliliğini artırmakla kalmayacak, aynı zamanda analiz ve ürün geliştirme alanında sanal gerçeklik, ileri modelleme teknikleri kullanarak diğer yenilikleri de tanıtacaktır. Dijital hizmetlerin kimyasal ve farmasötik endüstrilerin ürünleri ile birlikte kullanılması, şirketlerin değerinde de bir artış sağlayacaktır.

Örneğin, tarım için dijital hizmetler alanında (Dijital Tarım), çiftlik endüstrisini desteklemek için kimya endüstrisinin katkısı sadece gübrelerin ve böcek ilaçlarının tedarik edilmesinden ibaret değildir. Özel yazılım uygulamaları, tarlalardaki hastalıkları ve zararlıları tanımlayabilir ve ürün işleme için en uygun gübreyi belirleyebilir. Hava ve piyasa tahminleri ile birlikte bitki ve toprak koşullarının analizi için modüller, çiftçilerin çiftçiliklerini kontrol edebildikleri veri analiz modellerini tamamlar. Bu fonlar, uygulanmakta olan gübrelerin hacmini ve pestisit kullanımını azaltarak işlerini iyileştirmek ve çevre koşullarını kaydetmek için kullanılabilir.

Aday tıbbi teknolojiler üç boyutlu malzemeler ve gelecekte ve istenen sürede aktif hale getirilebilir ek bir "ölçü" olarak dörtlü baskı belleği kullanacak yeni ürünleri içerir. Bu teknoloji, kolayca kaynaştırılır bir formda tıbbi implantların üretilmesine izin verecek, bu da vücudun belirli bir kısmında istenilen şekli alabilecektir.

Kapalı döngü ekonomisi: Kaynakların verimli kullanımını sağlayan kimyasal teknolojiler

Sürdürülebilir kalkınma ve tüketim için kamu tercihlerindeki değişiklikler, yeni ürün ve iş modellerinin geliştirilmesini gerektirmektedir. Kapalı çevrim ekonomisinde, kimyasal şirketler, müşterilerinin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşmalarına yardımcı olarak veya kimyasal kiralama gibi kapalı döngü iş modellerini tanıtarak büyüme potansiyelinden yararlanabilirler. Kimya ve kimya ile ilişkili endüstrilerinden oluşan şirketler, hâlihazırda pencere çerçeveleri, tarım filmi ve paletlerin işlenmesi gibi piyasadaki endüstriyel işleme sistemlerini piyasaya sürmüşlerdir. Ancak, kapalı çevrim ekonomisi kavramı, klasik atık işleme sürecinin ötesine geçtiğinden ve kaynak kullanımının etkinliğini artırmak için önlemler sağladığından, kimyasal ve farmasötik endüstrilerindeki firmaların ürün yelpazesini ve iş modelini etkileyecektir.

Kapalı çevrim ekonomisinin iş modelleri, farklı sektörlerdeki ortakları birleştiren ağlardan oluşacak ve dijitalleşme, bu tür ağlardaki şirketler arasındaki işbirliğinin geliştirilmesini teşvik edecektir. Bu şartlarda başarılı olmak için çaba gösteren kuruluşlar, teknik beceri ve ağ yeterliliklerini birleştirmek zorunda kalacaklardır.

Bunun bir sonucu olarak; kimya şirketleri, karmaşık üretim süreçlerindeki deneyimleri nedeniyle, bu ağlarda önemli bir rol oynama fırsatına sahip olacaklar.

Dönüşüm sadece tüm paydaşların yardımı ile sağlanabilir.

Kimya Endüstrisi 4.0 ile ilgili değişiklikler, kimya endüstrisi için birçok yeni gereksinimle ilişkilidir. Şirketler, ürün ve hizmet portföyünü dikkatlice gözden geçirmeli, iş modellerini ayarlamalı ve daha önce başlatılan dönüşüm süreçlerinin hem sektörel hem de kurumsal düzeyde hızlanmasını sağlamalıdır. Endüstri, dijitalleşmenin ve kapalı çevrimin ekonomisini dikkate alarak yeni stratejik hedefler belirlemelidir. Bununla birlikte, kimyasal şirketler kendi teknik ve ağ yeteneklerini geliştirmeli, eğitime, gerçek varlığa ve yazılıma yatırım yapmalıdır.

Şeffaflık ve açıklık, esneklik, olası başarısızlıklara karşı dayanıklılık, sektör katılımcılarının faaliyetlerinin ayrılmaz özellikleri olmalıdır. Ürünlerini ve iş modellerini inovasyon döngüsünü azaltmak için adapte etmek amacıyla kurum kültürü içindeki bilgi çalışmaları etkileşim içinde olacaktır. Böyle bir kültür kimya şirketlerinin kimyasal endüstrisinde ve diğer endüstrilerde oluşan yeni ekonomik sistemlerdeki fırsatlardan yararlanmasını sağlayacaktır. Paradigma değişimi, sektörel politikada öngörülen önlemlerle desteklenmelidir.

Bütün bunlardan ayrı olarak, yapılan bu bilimsel çalışma kamu sektöründe dijitalleşmenin gelişmesi için üç öncelikli alanı belirlemektedir: teknik altyapının genişletilmesi, dijital okuryazarlığın yayılması ve veri güvenliğinin artırılması.


Kaynak: https://www2.deloitte.com/global/en/pages/consumer-industrial-products/articles/cip-chemistry.html
Çeviri: Utkan BOSTANCI