MİKRO İŞLETMELER ve DIŞ TİCARET
25 Eylül 2017

Mikro da olsa ihracat yapmak, ihracatçı olmak her işletmecinin gönlünde yatmaktadır. İhracatçı olmak istenmesinin altında yatan nedenler nelerdir diye düşündüğümüzde aşağıdaki gerekçelerle karşılaşmaktayız.

  • Firma iç pazar risklerini dengeler,
  • Yurt içine göre daha karlı satış ihtimali vardır, 
  • Tahsilat sürelerini kısaltabilir,
  • Yurt içi uzun vadeli satışları dengeler,
  • Ürün/Hizmet üretiminin artmasına neden olur
  • Ürün çeşitlenmesine ön ayak olur,
  • Bilinçli yapıldığında ihracat tahsilat riskini azaltır,
  • Patron olarak “ihracatçı” statüsü kazanır,
  • Yurt dışı ziyaretlerde sektörle ilgili bilgi ve deneyimini arttırma imkanı yakalar.
Mikro işletmeler için ihracatın bu kadar cazip ve bu kadar isteniyor olmasına karşın, bu ölçekteki işletmeler ihracattan birkaç adım geri dururlar. Bunun temelinde yatan ana nedenler de şunlardır: 
  • Ürün/hizmetlerine tam güvenememek,
  • Ürün/hizmete güven olsa da sürekliliğini sağlayamama kaygısı,
  • İşletme içinde yabancı dil konusundaki eksiklik (patronun yabancı dil eksikliği nedeniyle güven sıkıntısı),
  • Yurt dışı pazarı bilmemek, 
  • Pazar araştırması konusundaki yetersizlik,
  • Dış ticaret ile ilgili teknik bilgi-beceri eksikliği ve risklerin büyük olması,
  • Ve de onları bekleyen “kağıt-kürek işleri”, yani evrak, doküman hazırlamak, başvuru yapmak, gerekli girişimleri yapmak.
Hem bu kadar cazipken, hem de bu korkuları varken işletmeci ihracatçı olmak için ne yapmalıdır?
  • Her alanda olduğu gibi ihracat yapabilmek için de yatırım yapmadan sonuç alınamayacağı gerçeği unutulmamalıdır. Bu nedenle yurt içinde yapılan ticarettekinden daha farklı kalemlerden oluşan farklı maliyetlere katlanılması gerektiği ve farklı hazırlıklar yapılması gerektiği bilinmelidir. 
  • Dış ticaret ile ilgili işlemler konusunda meraklı olunmalı ve konuya hâkimiyet derecesinde yakın durulmalıdır. Ürün kodlarından, sözleşme koşullarına, teslim şekillerinden dış ticaretin her bir aşamasındaki sorumluluklara kadar kritik konularda işletme içinde “know-how” düzeyinde deneyim oluşturulmalıdır.
  • Resmi kurumlarla ilgili şartların öğrenilmesi ve yerine getirilmesiyle, ihracat yapmak için iş birliğinde olunması gereken kuruluşların (ihracatçılar birliği vb.) şartlarının öğrenilmesi ve gereklerin yerine getirilmesiyle ilgili çalışmaları gerçekleştirecek, evrak düzenleyecek ve gerekli girişimleri ve başvuruları işletme adına yapacak, bu konuda tecrübeli ve işten anlayan birini işe almak ya da bu tür hizmet veren bir kişi ya da kuruluşla çalışılması gerektiği bilinmelidir. 
  • Hangi ülkeye hangi ürününü satılabileceği konusunun çok kolay bir şey olmadığını, bunun için birçok veriye ihtiyaç olduğu bilinmelidir. Bu verilerin oluşturulması için çalışmalara masa başında başlanmalıdır. Ulusal ve uluslararası istatistiki verilere ulaşmak için çaba sarf etmek bu aşamada önemlidir. Bu konuda ciddi bilgi birikimi olan (TUİK, Ekonomi Bakanlığı-İGEME, İhracatçılar birliği vb.) kurum ve kuruluşlarla temasa geçilmelidir.
  • Firma kendi ürününün niteliklerinden çok, ürün satacağı firmanın/ülkenin istediği ürün özelliklerinin önemli olduğunu bilmeli ve bunu önemsemelidir. 
  • Ülkesine göre taahhüt edilen ürün özellikleri, teslim şekli, sözleşme şartları, kabul toleransları, vb. konuların çok önemli olduğu bilinmeli ve bu konularda maksimum hassasiyet gösterilmelidir. 
  • Sunduğu ürün kalitesi ve kalitenin sürekliliği konusunda tam güven içinde olmalıdır ve karşı tarafa da bu güveni verebilmelidir,
  • Ülkelerin sertifikasyon talepleri ve beklentilerini karşılayacak çalışmaları bitirmiş olmalıdır.
  • Yurt dışı müşterilerinin internet üzerinde kendileri hakkında bilgi edinme ihtiyacı doğrultusunda işletme ile ilgili gerçek bilgileri içeren ve birkaç dilde (geçerli diller ve özellikle ihracat yapılan ülkenin dilinde) web sayfa tasarımını gerçekleştirmiş olmalıdır.
  • İhracatta öncelikli olarak çok kâr beklentisinin değil ihracat gerçekleştiriyor (satabiliyor olmasının, ürününün kabul görmüş olmasının) olmayı öne çıkartan stratejik düşünceye sahip olunmalıdır.
  • Ürün ambalajının ürün kadar önemli olduğu bilinmelidir. Ürün ambalaj özellikleri ve niteliklerinin (renk, dayanıklılık, adet, ağırlık ve hacim gibi) ülke ve müşteri beklentileri, nakliye, tüketici alışkanlıkları doğrultusunda değerlendirilmesi gerektiği önemsenmelidir. 
  • Sözleşme koşullarından bağımsız olarak ürün/hizmetlerimiz müşteriye ulaşana kadar her türlü olumsuzluğun bize yansıyacağının bilincinde olunmalıdır.
  • Ülkeler arası ilişkilerin bazen ticarete büyük etkisinin olduğu unutulmamalıdır. Ticaret öncesi ve sonrası ülkeler arasında ki ilişkilerin siyaseten ve ekonomik boyutuyla sürekli izlenmesi gerektiği bilinmelidir.
  • Çok küçükken ihracat yapmaya başlamış ve büyümüş bir işletme sahibi ile görüşmek ve yaşadığı tecrübeleri dinlemek yapacağı çalışmalarda fayda sağlayacağı göz ardı edilmemelidir.
  • İşletmede yabancı dil bilgisi olan nitelikli teknik/idari kadro olmasının dış ticaret konusunda işleri daha da kolaylaştıracağı unutulmamalıdır. Bu konuda devletin KOBİ’lere verdiği nitelikli personel desteği özellikle ihracat potansiyeli için kullanılabileceği unutulmamalıdır.
  • Ülkeler arası para transferiyle ilgili gerekleri, teminatları, garantileri vb. bilgileri öğreneceği ve ticaret süresince destek alacağı bankacılık bilgilerine sahip bir bankayla çalışıyor olunması işletmenin ihracat faaliyetleri sırasında kayba uğramasını engelleyeceği bilinmelidir.
İhracat işletmeye para kazandıran, risk azaltan, itibar kazandıran bir çabadır. Tüm mikro işletmelerimizin ihracatçı olması dileğiyle...

Kategoriler

Kobi Gurusu Öner