Sanayi Sitelerinin Genel İşlevi Nedir?
19 Haziran 2019
/
Guru Akademi Araştırma Ekibi

Sanayi Sitelerinin Kuruluş Nedenleri
Buharlı makinelerin 18. yüzyılda İngiltere’de icadıyla Sanayi Devrimi başlamış oldu. Fabrikalarda insan gücü azalırken, seri üretime geçilerek verimin artması gerçekleşti. Sanayinin gelişmesi ile birlikte irili ufaklı birçok tesis; yerleşim alanlarına, ya da yakınlarına gelişi güzel kurulmaya başladı. Kendiliğinden gelişen bu düzensiz irili ufaklı yapılanma birçok sorunu da beraberinde getirdi. Plansız, altyapısız, kötü çalışma koşullarına sahip sanayi kentlerinin oluşmasına neden oldu.

İlk planlı sanayi sitesi 19. yüzyıl sonlarında İngiltere’nin Manchester Kenti yakınlarındaki Trafford Park Bölgesi’nde kurulmuştur. Zamanla bu sistemi diğer devletlerde(Amerika, İtalya…) benimsemiştir.
Sanayileşmenin neden olduğu çevre problemlerini çözebilmek için şehirlerde yaşam yerlerine uzak, yeşil çevre düzenlemesine, sağlam alt yapıya, kolay ulaşıma sahip organize sanayi bölgeleri ve küçük sanayi siteleri kurulmaya başlandı.

Bu sitelerin özellikle şehirlerden uzak kurulmasının nedeni; şehir yaşamını çevre kirliliğinden, sanayi atıklarından, ses kirliliğinden korumaktır. Fakat son dönemlerde ülkemizde nüfusun artması, kırsal bölgelerden şehirlere göçler nedeni ile kentlerin sınırları genişlemiş ve sanayi bölgelerine yaklaşmıştır.
 
Organize Sanayi Bölgeleri ve Küçük Sanayi Siteleri
Türkiye’de ilk organize sanayi bölgesi Bursa’da 1962 yılında kurulmuş ve başarılı olmuştur. OSB’ler yatırımcılara alt yapısı hazır bir arazi üzerinde üretim yapma imkânı sağlarlar ve sanayicilerin enerji, su gibi temel ihtiyaçlarını temin ederler.

Küçük sanayi siteleri ise genelde küçük esnaf ve sanatkârlardan oluşan girişimcilerin, alt yapısı ve üst yapısı hazır şehir planlamasına uygun bir arazide üretim yapmak üzere toplanması amacına dayanmaktadır.
Uzmanlara göre gelecek için tasarlanacak sanayi siteleri daha modern bir işleve sahip olmalıdır. Sanayi sitelerinde yenilenebilir enerji kaynakları; yüksek kapasiteye, teknolojiye sahip arıtma sistemlerinin kullanılması hedeflenmektedir. Fabrikaların; üniversiteler, çeşitli bilim kuruluşları ile ortak çalışmalarının ve AR-GE araştırmalarının arttırılması da bu hedeflerin arasındadır. Tüm bu çalışmalarda devlet ile özel sektör birlikte hareket etmelidir.

Organize sanayi bölgeleri sektörel olmalıdır. Farklı sektörlerin bir araya geldiği sanayi siteleri maliyet ve enerji yükünün artmasına sebep olur. Örneğin tekstil fabrikasının atığı ile makine sanayinin atık sularının arıtılması farklı süreç ve prosesler gerektirir. Bu da farklı arıtma maliyetlerinin oluşmasına neden olur.

Sonuç olarak sanayi bir ülkenin gelişimi ile orantılıdır. Ülkelerdeki üretim ne kadar fazla olursa; işsizlik oranı azalır, insanların refah düzeyi artar, kişiler kendilerini geliştirmek için yeni arayışlara girer, eğitim seviyesi –okuma yazma oranı- artar.