ŞİRKETİNİZ Mİ DAHA KIVRAK, AKILLI TELEFONUNUZ MU?
30 Ocak 2018
/
Adnan ŞAHSÜVAR

Kıvraklık; yani biraz dinamizm biraz atletlik. Şirketinizin ihtiyacı olan da aslında bu.

Günümüzde şirketleri geleceğe taşıyabilecek yönetim yapısı iki ana unsuru beraberinde taşımak zorundadır: Stabilite ve Dinamizm. İşletmeler, sağlam bir temel oluştururken, hızlı ve anlık salınımlar yapmak zorundadırlar ki değişimi şirketin içine taşıyabilsinler. Bu nedenle şirketin "stabilite" ekseni, şirketin değişimleri üzerinde kurgulayabileceği sağlam bir altyapıya sahip olmalıdır ki şirket değişmeye çalışırken temel sarsılmasın...

Dünyada her geçen gün bilgi üretme hızı artıyor; kuşaklar arasındaki bilgi ve değer farkı her kuşakta biraz daha açılıyor. Eski bir deyişe göre "değişmeyen tek şey değişimin kendisi". Ancak, değişimin hızı da her geçen gün ivmelenerek artıyor. Eskiden takip etmemiz gereken konuları bilmek sorundu. Şimdi ise bilmek yetmiyor; bir taraftan takip edilecek konular hızla artıyor, diğer taraftan ise konuların kendi içindeki değişim hızı insani yeteneklerle izleme sınırının ötesine geçmiş durumda.
Tüm bu hızlı değişimin ortasında, kuşak çatışması yaşadığınız çocuklarınızla aynı yaş grubundan ekiplerle çalışıyorsunuz, şirket yönetiminde artık çok da izleyemediğiniz teknolojileri kullanmak zorundasınız. "Nerede eski tedarikçiler ve eski müşteriler" cümlesini sık sık söyler hale geldiniz, gün geçmiyor ki piyasaya yeni bir ürün/hizmet girip sizi zorlamasın, 5 yıl önce rüyanızda görseniz inanmayacağınız şeyler oluyor... Danışman da kalkıp size "uzun dönemli planınız var mı?" diye soruyor!

İyi de mevzunun cep telefonuyla ilgisi nedir? Konuyu tepeden aşağıya indiriyoruz, bir yerlerde cep telefonuyla (hem de akıllı olanıyla) karşılaşırız belki!
Günümüzde bu kadar dinamik bir değişim varken ve gelecek, her gün yeniden şekillenirken, şirketler kendilerini uzun soluklu koşturacak sağlam kaslara mı sahip olmalı? Yoksa hızlı değişimlere anlık tepkiler verecek esnek kaslara mı? Bu sorularla bunalan profesyonel yöneticiler ve akademisyenler yeni bir planlama ve yönetim yaklaşımı geliştirdiler; adına da "agile management" dediler. Bunun Türkçesi biraz dinamizm, biraz atletik olmayı gerektiriyor. Ben de bu yüzden güzel dilimizdeki bu duruma tam karşılık gelen "kıvrak" sözcüğünü buldum. O zaman ilk soru ile başlayalım: İşletmenizde kıvrak yönetim için ne lazım?

Öncelikle, şirket yapılarında tutarlılığı sağlayacak ve şirketin uzun erimli koşusunda ana rotayı belirleyen ve şirketin bu rotayı takip etmesini sağlayan sağlam kaslara gereksinim vardır. Günümüz dünyası her geçen gün şirketin içini ve dışını etkileyen koşullardaki hızlı değişimi gündeme getiriyor. Bu da ani etkilere hızlı tepki verecek kadar esnek kaslara da sahip olmamızı gerektiriyor. Tamam da bu iş nasıl olacak? Hem sağlam kas, hem de esnek kas bir şirketin içerisinde nasıl eşzamanlı var olacak? Bu arada, şirketin ana rotasını belirlerken kullandığı göstergeler ve veriler her gün değişmektedir. Dolayısıyla ana rotanın geçerliliği de her gün sorgulanmak zorundadır. Yani sağlam kaslar aynı zamanda da esnek olmak durumundadır. Ana rotadaki küçük bükülmeleri veya büyük değişimleri doğru ve zamanında yapmak zorunluluğu vardır. Bu nedenle günümüzde şirketleri geleceğe taşıyabilecek yönetim yapısı iki ana unsuru beraberinde taşımak zorundadır: Stabilite ve Dinamizm. İşletmeler, sağlam bir temel oluştururken, hızlı ve anlık salınımlar yapmak zorundadırlar ki değişimi şirketin içine taşıyabilsinler. Böylece içeriye aktarılan değişim dinamikleri uzun dönemli rekabet üstünlüğüne dönüşebilsin.

Her şirketin, sağlam temeller üzerinde yükseldiği bir piramidi vardır. Bu piramidin temel köşelerinde insan, süreçler ve yönetim yapısı vardır. Bu piramitte hem şirketin içindeki değişimler, hem de dışındaki değişimler nedeniyle sürekli hareketlenmeler olur. Bu hareketliliğe rağmen piramidi sağlam tutabilmek için şirket fonksiyonlarını ve yeteneklerini sürekli sorgulamak ve geliştirmek gerekmektedir. Ancak, dünyadaki her değişime tepki vermeye çalışmak da yapılacak en basit hata olacaktır. Bu nedenle şirketin "stabilite" ekseni, şirketin değişimleri üzerinde kurgulayabileceği sağlam bir altyapıya sahip olmalıdır ki şirket değişmeye çalışırken temel sarsılmasın. Baz taban hem sağlam hem de esnek olmalıdır. Şirketin girişimcisi ve birinci kademe üst yönetimi "stabilite"nin temsilcileridir.

Bu, şirkete ne sağlayacak? Akıllı telefon olabilmeyi! Üzerinde her gün binlerce uygulama geliştirilebilen sağlam ve orta-uzun vadede altyapısını geliştiren bir akıllı telefon. Burada girişimci ve birinci düzey yönetici yapısı şirketin ilk eksenini oluşturacaktır.

İkinci eksende ise, şirketin dinamik altyapısını oluşturacak şirket geleneklerini her gün zorlayacak "yaramaz çocuklar" olacaktır. Bu grup, şirket dışındaki akıl almaz değişimi şirket içine taşıyacak ve şirketin vermezse geride kalacağı anlık tepkilerini oluşturacaktır. Ancak, "yaramaz çocuk"ların aynı zamanda da şirketin sağlam omurgasında değişimleri tetikleyecek etkileri de olacaktır. Yani, şirketimizin dinamik unsurları, akıllı telefonumuz için her gün geliştirilen uygulamalar olacaktır. Telefonu akıllandıracak uygulamaları çoğaltmak için işletmelerde birinci düzey yöneticilerin altındaki düzeylerde "stabilite" için çalışan yöneticiler olmamalıdır. Birinci düzey üst yönetimin altındaki tüm yöneticiler şirketin dinamizmini temsil etmelidirler. Ne kadar çok ve işe yarar uygulamamız varsa telefonumuz o kadar akıllı olacaktır, yani şirkette stabilite eksenine dik konumda ne kadar "yaramaz çocuk" varsa şirket o kadar akıllı olacaktır.

Tüm bunlardan nereye varıyoruz; şirket içi dengelerde dinozorların ağırlığı arttıkça dinamizm yetenekleri körelecek ve değişime ayak uyduramadığından şirket yavaş yavaş yok olacaktır. Dinozorları tamamen bertaraf edip şirkette sadece "yaramaz çocuklar" kalmışsa da her değişimi şirket içine taşımaya çalışırken hızla yok olabiliriz. Bu nedenle akıllı telefonun kendisi de, uygulamaları da lazımdır. Arasındaki dengeyi bulmaksa yönetim sanatıdır. En iyi yemek tarifine de sahip olsanız, aşçının dokunuşlarıdır asıl lezzeti doğuran.

SONUÇ: ŞİRKETİNİZ EN AZ AKILLI TELEFONUNUZ KADAR KIVRAK OLMAZSA GELECEK PLANLARINIZI BİR KEZ DAHA DÜŞÜNÜN!